29 Ağustos 2015 Cumartesi

SERVET KABAKLI DA GÖÇTÜ

SERVET KABAKLI DA GÖÇTÜ

13 Mart 1956'da Elazığ'da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Elazığ'da tamamladı. 1981 de Fırat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.

Servet Kabaklı, Elazığ'da mahalli Uluova gazetesinde başladığı gazeteciliği Tercüman gazetesi Elazığ muhabiri olarak sürdürürken,  Anadolu Ajansı Erzurum muhabirliği görevini de üstlendi.

1979 da Tercüman gazetesinin İstanbul'daki merkezinde çalışmaya başladı. Daha sonraları Yeni Haber gazetesine oradan da Türkiye gazetesine geçti.

Servet Kabaklı İstanbul'a gelince ölümüne kadar amcası olan edebiyat münekkidi (eleştirmeni) Ahmet Kabaklı'nın en yakın yardımcısı oldu.

Ahmet Kabaklı'nın kurucusu olduğu Türk Edebiyatı Vakfı'nda 1980'li yıllarda vakıf müdürlüğü ve Türk Edebiyatı dergisinin yayın yönetmenliği görevlerinde de bulundu..

Doğu Türkistan dışında bütün Türk illerini de dolaşan Servet Kabaklı, yazıları ve televizyon konuşmalarıyla oraları anlattı.

İlk olarak 1982 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından röportaj ve seri röportaj dalında yılın gazetecisi seçildi. Daha sonra da Türk Basın Birliği ile birlikte birçok mesleki ve sosyal kuruluş tarafından Yılın Gazetecisi ödülüne layık görüldü.

Tercüman gazetesinde başyazarlık da yapan Kabaklı, Yeniçağ gazetesinde de yazdı.

Servet Kabaklı, evli ve bir çocuk babasıydı.

Yaklaşık 2 ay önce kızı ile birlikte dışarıda iken birden fenalaşmış ve nefes almakta güçlük çekmesi üzerine Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Tedaviye rağmen günden güne artan rahatsızlığına yenik düştü ve 28.08.2015 de vefat etti.

4 Ağustos 2015 Salı

EMEKLİLER ÇALIŞMASIN MI?

     EMEKLİLER ÇALIŞMASIN MI?
                                                                                          İsmail KARA
       Emekliler çalışsın mı, çalışmasın mı?
       Devleti yönetenler emeklilerin çalışmasını istemiyor sanırım. Çünkü, emekli olup çalışanlardan bir kısım kesintiler yapılıyor.
       Örneğin bir emeklinin kendine ait bir işyeri varsa, maaşından %10 kesinti yapılıyor. Daha önce bu oran %15 iken Temmuz 2015’te %10’a indirildi.
       Küçük bir işyeri açmak isteyen ya da kendi işinde çalışan emekliler bundan tedirgin… Bir emekli dinlenmek ister aslında, çalışmak değil… Ama onu hayat şartları zorlarken ne yapsın?
       Öte yandan bir emekli, bir işyerinde ücretli çalışırsa; emekli aylığında bir kesinti olmaz ama aldığı ücretten %7,5 oranında destek pirimi kesilir. Ayrıca %23,5 ilâ %28,5 arasında işveren de katkı payı öder. Yani en az %30 tl. prim ödenir. Peki, normalde (yani emekli olmayan) bir işçinin ücreti için ne kadar prim ödeniyor? Bakalım;
       Ücretliden kesilen prim oranı %14, işveren katkı payı ise %20,5 ki toplamda (en az) %34,5 tl. prim ödeniyor.
       25 yıldan fazla prim ödeyip emekli olan ve çalışan kişi ile henüz emekli olmamış kişinin arasındaki prim farkı %4,5 dur. Bu durum ne kadar adil? Tartışılabilir.
       Her ay Türk-İş ve Kamu-Sen tarafından yoksulluk ve açlık sınırı konusunda raporlar yayınlanıyor. Örneğin Türk-İş’in Haziran 2015 raporuna göre dört kişilik bir aile için açlık sınırı; 1.338 tl., yoksulluk sınırı ise; 4.357 tl.dır.
        Emeklilik geliri yoksulluk sınırının üstünde olanlar için söylenecek fazla söz yok… Fakat, devlet olarak emekline hayat standartının çok altında, hatta açlık sınırının bile altında maaş veriyorsan, onları zor şartlar altında yaşamaya mecbur ediyorsan; sorumlu zaten sensin.
         O zaman, bir şekilde kazanç sağlamaya çalışan emeklinin önüne çeşitli engeller çıkarman da hakkaniyet ilkeleriyle asla bağdaşmaz ve “Sayın emekli, sen artık çalışamazsın” demen doğru olmaz.  
        Üstelik çalışma gücü olan herkesin çalışması, üretime ve ekonomiye katkı vermesi konusunda destek verilmeli, yolundaki tüm engeller kaldırılmalıdır.
        “Emekli çalısın mı, çalışmasın mı?” sorusuna, kısaca yanıt verebildiğimi sanıyorum.   (04.08.2015)

             

        

18 Temmuz 2015 Cumartesi

En Büyük Düşman: SİGARA

En büyük düşman: SİGARA

Son yıllarda hanımlar sokaklarda yürürken bile sigara
içiyorlar. Sigara zaten bir baş belası. Hele söz konusu hanımlar
olunca belanın gücü daha da artıyor. Bu konuda yayınlanmış
bir yazımdan kısa bir bölümü aşağıya alıyorum;

     - Sigara tiryakilerinin yarısı kanserden, dörtte biri kalp ile solunum yetmezliğinden ve enfarktüsten öldüğü gözlemlenmiştir.
     - Sigara içen hamile hanımların çocuklarının sakat doğma olasılığı % 65 dir.
     * Beyin tümörlerinin % 99'u,
     * Beyin kanamalarının % 85'i,
     * Akciğer kanserlerinin % 90'ı,
     * Gırtlak kanserlerinin % 99'u,
     * Genç ve orta yaşlarda kalp rahatsızlığına dayalı ölümlerin % 80'i,
     * Kol ve bacak kesilmelerinin % 90'ı sigara kaynaklıdır.
     Son olarak ünlü bir bilim adamının şu sözünü hatırlatmak istiyorum; "İnsan sağlığını tehdit eden sigaradan, eli silâhlı düşmandan kaçıyormuşçasına uzak kalalım".
     Tüm dostlara sigaradan uzak, sağlıklı günler diliyorum. 

13 Haziran 2015 Cumartesi

DÜNYA İLETİŞİMCİLER DERNEĞİ KURULDU

DÜNYA İLETİŞİMCİLER DERNEĞİ
KURULDU

Merkezi Ankara’da bulunan “Dünya İletişimciler Derneği” kuruldu.
Derneğin kurucuları Dr.Şemsettin Küzeci, Murat Toylu, İsmail Kara,
Şirin Uvalı, Gözde Dizdar, Hüseyin Altınalan ve Aybeniz Küzeci; kuruluşun gerçekleşmesini takiben yaptıkları ilk toplantıda görev
dağılımı kararı aldılar. Buna göre;
Yönetim Kurulu Başkanlığına Dr.Şemsettin Küzeci, Başkan Yardımcılığına Gözde Dizdar, Genel Sekreterliğe Murat Toylu,
Muhasip Üyeliğe (İdari işler sorumluluğu dahil) İsmail Kara
getirilirken, diğer kurucuların da yönetim kurulu üyeleri olarak çalışmalarda bulunmaları kararlaştırıldı.
Dr.Şemsettin Küzeci, Derneğin amaçlarını kısaca şöyle özetledi;
“Dünya İletişimciler Derneği, dünyada iletişim alanında aktif olarak faaliyet gösteren yazılı, görsel, işitsel ve elektronik basın mensupları arasında işbirliği, fikir alışverişi yapmak, uluslar arası aktivitelerde
formlar ve platformlar oluşturmak, Türk ve Türk dünyası iletişimcilerini
bir çatı altında bulundurmak, Türkiye ile dünya iletişimcileri arasında gönül köprüsü kurmak, gelişen teknolojiden verimli yarar sağlamaya
özen göstermek iletişimciler arasında gerektiğinde örnek eğitimler geliştirmek ve sunmak gibi görevleri yerine getirecektir” dedi.