19 Temmuz 2014 Cumartesi

PAZAR KEYFİ

P A Z A R  K E Y F İ
                                                                                       İsmail KARA
Seçme Özlü Sözler (Hürriyet)
“Tanrı bize hem hayat, hem de hürriyet vermiştir” (Jefferson)
“Bana ya hürriyet verin, ya da ölüm” (Patrick Henry)
“Nihayetsiz bir hürriyet düşünülemez, hakların en büyüğü olan hayat hakkı bile mutlak değildir” (Atatürk)
“Hürriyet başkalarına verilmedikçe, alamayacağımız tek şeydir”
(William Allen Vhit)
“Kendi geleceği için hürriyetten vazgeçmek isteyenler; ne geleceği, ne de hürriyeti hak etmişlerdir” (B.Franklin)
“Hürriyet ancak, halkın hükümeti kontrol ettiği yerde başlar” (J.Dyden)
“Yalnız hür olarak soluk almak, hürriyeti getirmez” (Goethe)
“Tanrı hürriyeti, ancak onu arayanlara verir” (Webster)
“Hürriyet tarihin kaybolmayan tek değeridir” (A.Camus)
“Bir saatlik, bir günlük hürriyet, tutsaklık altındaki ölümsüzlüğe bedeldir”  (Addison)
“Ruhunda istiklâl olmayanlar, hür değildirler” (H.Ziya Ülken)
“Başka milletleri hürriyetlerinden mahrum edenler, er geç kendi hürriyetlerinden mahrum olurlar” (A.Lincoln)
*
Muharrem Demirbaş’tan bir damla;
“Kâbe kadar kutsal gönüllere gir,
Sanma gözden kaçar, yazılır bir bir,
İlâhi kompütür hepsini bilir,
İğneden ipliğe sorulur bir bir,
Denizi, deryayı aşar gidersin”.
(Tekrar tekrar okursak, verilen mesajı daha iyi anlarız)
*
 “Özlü Sözler-Sözde Sözler”
Anayasa Mahkemesi E.Başkanı, şair ve yazar ağabeyim Yekta Güngör
Özden’in çok güzel veciz sözleri var. Bunları 100 sayfalık bir kitapta toplamış. Gelecek yazımızda bazılarından bir demet sunacağım.
*
Sevil Mısırlıoğlu diyor ki;
İnsanları küçümseyip kırmaktan
Duyarsız, vicdansız, katı olmaktan
Tenkit ile alay edip gülmekten
Daima kaçınır dikkat ederim
*
Tahsin Şentürk’ün takıntısı bu kez tabelalar;
Bu ne özgüvensizlik, ne özenti;
Bir başka memlekettesin sanki... 
Yabancı yazımlı tabelalar basmış şehri;
Türkçem, Türk'ün yabancı dili !
*
Bir Fıkra
Yoksul bir adam ağır bir hastalığa yakalanmış. Ziyarete gelen bir
yakını;
-Kuzum, niçin bir hekim çağırmıyorsunuz?
Hasta adam ağır ağır cevap vermiş,
-Biz yoksul kişileriz, kendi kendimize de ölmesini biliriz.
Şiir, şiir derken;
Şiir derken aklıma şair ve yazar ağabeyim, eski parlamenter
Nurettin Özdemir ve O’nun “Vatan” şiiri geldi. İlk bölümünü hep
birlikte okusak diyorum.

VATAN -1-

Vatan,
Antalya’da bir mavi su,
Posof’ta bir çorak tarla,
Gümüşhane’de bir yemyeşil bahçedir.

Vatan,
Kelkit’te bir kardeş mezarı,
Zonguldak’ta bir maden işçisi,
Rize’de çay toplıyan bir gelin
Ve seccade namaz kılan
Bir ihtiyar annedir.

Vatan,
Ceylanpınar’da bir ince ceylan,
Edirne’de bir ince minaredir.

Vatan,
Konya’da Hazreti Sultan Mevlana
Ve Eskişehir’de Yunus’u biçaredir.

Vatan,
Hudut boylarında dalgalanan
Güzel bayrağımız,
Hare, haredir.

Vatan,
Küçük ellerinin avuçladığı
Sade bir toprak parçası değil çocuğum,
Toprakla büyüyen bir kutsal düşüncedir.
*
Orman yangınları
Her yaz ormanlarımız cayır cayır yanıyor. Bu yıl da pek çok yangın oldu.
Dikkatsiz, tedbirsiz, ağacın ve yeşilliğin kıymetini hiç bilmeyen, vurdum duymaz insanlar yüzünden güzel yurdum yıldan yıla kel olacak, giderek çöle dönecek. İleride evlâtlarımız bizi şöyle yad edecek;
Ormanlarını yakan
Bir ırkın ahvadıyız.
Bizleri çöle atan,

Atalar evlâdıyız.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

İNSANLIK NEREYE ?

İNSANLIK NEREYE?
                                                                                                      ---İsmail KARA---
Dünyada teknolojik yönden hızlı bir ilerleme yaşandı ve yaşanıyor.Çoğumuzun adını bile hiç duymadığı, bilmediği ürünler-cihazlar icat edildi.

Fakat çoğu zaman yazdığım üzere insanlık, maalesef aynı çizgide gelişmedi. Aksine sürekli kan kaybetti, yani geriledi. Uzmanların ifadesine göre bu, böyle de devam edecek. Peki, bu gidişle dünyanın ve insanlığın sonu nereye varacak? Şahsen zaman zaman düşünüyor ve olumlu şeyler söyleyemiyorum.

2000’de bir şiir yazdım. Aşağıda sunuyorum;

BİR GÜN KOKAR

Öylesine değiştik,
Öylesine değiştirdik ki;
Bambaşka oldu dünyamız.
İşimiz, gücümüz para,
Her düşüncemizde çıkar,
Düşlerde bile onlar var.
*
Manevi değerlerimiz çöktü,
İnsanlar maddeyi seçti,
Değişip, çok şeyden geçti.
Nerede sevgi, saygı, vakar?
Bu düzen ki bir gün kokar.
*
Aramıza girmiş sıra dağlar,
Bizi, bize bağlayan bağlar,
Günden güne çürür, kopar…
Boşuna dememiş atalar,
“Ateş, düştüğü yeri yakar”.
(12.03.2000)
*
İşinize giderken, dönerken, sokak ve caddelerde gezerken; insanların yüzlerine hiç dikkatlice bakıyor musunuz? Bakıyorsanız, suratlarının hali dikkatinizi çekiyor mu?
Sıradan insanların yüzleri gülüyor mu? Yoksa suratların çoğunluğu asık mı? Uzun yıllar öncesi ile şimdiki zamanı kıyaslıyor musunuz?

Şahsen, ben çocukluğumdaki samimi ve candan gülümseme şeklindeki yüz ifadelerini göremiyorum.

Çünkü, insanların çoğunluğunun gerçek yüzleri, bence ceplerinde…

 

6 Temmuz 2014 Pazar

P A Z A R K E Y F İ

PAZAR KEYFİ

Daktilo Makinesi
Eskiden bir söz vardı hani; “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu”
diye… Bilgisayar icat oldu, daktilo makinesi unutuldu. Bir
süre ben ve benim gibi eskilerin yeni teknolojiye uyum
sağlaması pek de kolay olmadı. Fakat, daktilo makinesinin
de belleklerden tamamen silinmesi yine uzun yıllar alacak.
Pek çoğu da antik eşyalar arasında yerini bulacak.
Hakkında Basri İmece’nin şiiri gibi şiirler de yazılmayacak.
Tuşların parmaklarım altında
Ne kadar haşin?
Peki Sabahat’ın elinde
Neden yumuşak sesin?
Cevap daktilo makinesi
Yoksa sen
Erkek misin?
*
Götürme Sanatı
Şair dostum Tahsin Şentürk, bir zamanlar  “Götürme Sanatı”
adlı bir şiir karalamış;
Küçük çalıp
Kodesi boylayacağına
Büyük çal
Leyleği havada gör
-İstikamet Amerika-
Şentürk bu şiiri yeniden yazsa, sanırım şöyle bitirirdi;
“Büyük çal
Üstüne sünger çek
Mal sahibi, mal”…
*
Seçme Özlü Sözler:
Son yıllarda evlilikten ziyade boşanma sayısındaki artış
oldukça dikkat çekici… Bu hafta sözleri evlilik konusunda
seçelim istedik.
-İlk karını sana Tanrı, ikinci karını insanlar, üçüncü karını ise
şeytanlar gönderir. (Japon Atasözü)
-Evlenmeden önce gözlerinizi dört açarsanız, evlendikten sonra
yarı yarıya kapatabilirsiniz. (Benjamin Franklin)
-İnsan ömrünün en önemli olayı iyi bir eş seçimidir. (Drusus)
-Bir kere evlenmek ödev, iki kere evlenmek eğlence, üç kere
evlenmek çılgınlıktır. (Hollanda Atasözü)
-Başarısızlığa uğrayan evlilik değil, evlenen insanlardır. (Fosdick)
-Evlilik zamanın gittikçe kuvvetlendireceği tek bağdır. (A.Maurois)
(Sayın Av.Orhan Dinçel’e teşekkür ve saygılarımla)
*
Mehmet Çınarlı’dan bir inci;
“Kalenin burçlarında dalgalanan bayrağı görüp, iyimserliğin son haddine kadar gidenler var. Kalenin içinde söylenen türküleri işitip, yaşamaktan ümidini kesenler bulunduğu gibi. Gerçek ne odur, ne de bu. Kalenin içi alındıktan sonra, bayrağın burçlardan indirilmesi sadece bir an meselesidir. Ama, yalnızca kalede söylenen türküleri dinlemek, susanları hesaba katmamak da yanlış”. (Kasım 1969)
*
ILGAZ ANADOLU’NUN…”

Temmuz 1986 da Kastamonu Açıksöz Gazetesinde yayınlanmış bir makalem var;
“Ilgaz Anadolu’nun sen yüce bir dağısın”. Yazımın sonları şöyle;
“Ilgaz burada mağrurdur. Acımaz. Sizi yokuşa sürer de sürer. Adeta meydan okur. Teknik ilerledikçe insanlar da böyle nice dağlara meydan okuyor. Sen misin, bana rahat geçit vermeyen?
Getirirler bir sürü makineleri… Girerler dağın içine, köstebek gibi tüneller kazarlar.
Öğrenildiğine göre Ilgaz’a da böyle bir meydan okunacak yakında. Üçbin metrelik bir tünelle, vermem dediği geçit kolaylığı elinden alınacak onun…
Ama gene de ne etseler şarkılarını unutturamayacaklar;
Ilgaz Anadolu’nun sen yüce bir dağısın”…
Aradan 25 yıla yakın zaman geçti.
O zamanlar için adeta “rüya” diyebileceğimiz bu şey gerçekleşmeye başladı. Geldi bir sürü iş makinesi, başladılar dağı delmeye…Ilgaz tünelinin yapımına başlandı ve devam ediyor.
*
Bir dörtlük ;
İnsanları küçümseyip kırmaktan
Duyarsız, vicdansız, katı olmaktan
Tenkit ile alay edip gülmekten
Daima kaçınır dikkat ederim
(Sevil Mısırlıoğlu)
*
Değerli okurlar hepinize saygılar sunuyor, iyi ramazan ve iyi bir bayram diliyorum şimdiden…

25 Haziran 2014 Çarşamba

ÜLKEMİZDE TRAFİK OLAYLARI

      ÜLKEMİZDE TRAFİK OLAYLARI
                                                                                                        İsmail KARA
        Ülkemizde yaşanan trafik olayları, yıllardan beri dehşet saçıyor.
        Dikkat ediniz lütfen trafik kazaları değil, trafik olayları diyorum. Neden?
        Kaza, kimsenin el ayak ve iradesi olmadan meydana gelen olaydır. Trafikte de bu aynen geçerlidir.
        Ülkemizde trafik olaylarının ancak % 5’i, kazadır.
        Alkollü ve uykusuz araç kullanma, hatalı sollama, trafik işaret ve levhaları ile diğer kurallara uymama, aşırı sürat; trafik olaylarının başlıca nedenleridir.
        Bazı sürücüler, trafikte aykırı tutum ve hareketleriyle yalnız kendi canlarına, kendi mallarına zarar vermekle kalmıyor; nice masum insanların canlarına ve mallarına, yurt ekonomisine de zarar veriyorlar.
        Daha dün medyada 2014’ün ilk beş ayında meydana gelen 142.591 trafik olayında 1.204 kişinin öldüğü, 98.639 kişinin yaralandığı açıklandı.
        Biz de son beş yılın bilançosuna bir göz atalım istedik. Karşımıza çıkan rakamlar şöyledir;
        Yılı                        Ölü sayısı        Yaralı sayısı
        2009                         4.324                 201.380
        2010                         4.045                 211.496
        2011                         3.835                 238.074
        2012                         3.750                 268.102
        2013                         3.659                 274.323
        Toplam                   19.613             1.193.375
        Bu bilgilerdeki ölü sayısı, olay anındaki ölümleri gösterir. Yaralılardan daha sonra hastanelerde vb. yerlerde ölenlerin sayısı ise, olay anındaki ölümlerin yarısı kadardır. Uzmanlar böyle açıklıyor. O halde, ölenlerin sayısı; (19.613:2=) 9.806+ 19.613= 29.419 civarındadır.
        Yaralılardan, ömür boyu sakat kalanların, evi barkı dağılanların, öksüz ve yetim kalan çocukların sayıları ise belli değildir.
        Nüfusu 30 bin olan bir şehir düşünün ! Beş yılda koskoca bir şehir adeta yok oluyor.
        Tüm araç kullananlara sesleniyorum; kendi malınıza, kendi canınıza değer vermiyor olabilirsiniz. Fakat, malına, canına zarar vereceğiniz diğer insanlar sizinle aynı düşüncede olamaz.
        Lütfen, trafik kurallarına uyunuz. Alkollü ve uykusuz araç kullanmayınız. Ne kendinize, ne de başkalarına zarar vermeyiniz.
        Her insanın bu tolumda bir yeri ve önemli bir değeri vardır.
        Unutmayınız !